Dora' dan Blog Yazıları

3D Yazıcı Teknolojisi Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

3D Yazıcı Teknolojisi Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Son yılların popüler teknoloji konularından biri 3D yazıcı teknolojisi, iş hayatında önemli bazı yeniliklere imza atmış durumda. Kolay ve ekonomik biçimde üç boyutlu baskı yapmaya imkan tanıyan 3D yazıcılar ne gibi gelişmeler kaydetti ve ne gibi fırsatları ayağımıza getirdi gibi soruların yanıtlarını veriyoruz. 3D yazıcılarla ilgili bilmeniz gerekenleri derledik.

Hangi teknoloji ürünün ne kadar revaçta olduğunu gösteren analiz şirketi Gartner’a göre bütün teknolojiler nihayet yerleşip iyice sıradanlaşana dek bir dizi zirve ve düşüş anı yaşıyor. İlk olarak, belirli bir teknoloji geliştirildikten sonra ve abartılmış beklentilerin zirvesine ulaşmadan önce ona duyulan heyecanda hızlı bir artış oluyor. Ardından insanlar bu dumanı tüten şeyin aslında hiç de abartıldığı kadar etkileyici olmadığını fark ettikçe gösterilen ilgi de hayal kırıklığına doğru akarak azalıyor. Sonrasında ise ilgi düzeyi biraz normalleşerek nihayet makul bir seviyeye ulaşıyor. Dolayısıyla 3D yazıcı teknolojisi de  aynı döngüye maruz kalır mı noktasında bazı şüpheler var. 

3D YAZICI TEKNOLOJİSİ GELİŞİMİ

2009 yılında, 3D yazıcıların füzyonlu birikim modelleme yöntemine dair temel bir patentin süresi dolduğunda 3D yazıcıların yakında dünyayı değiştireceğini düşünmeye başlamıştık. Bu süresi dolan patent, isteyen her firmanın tüketici odaklı 3D yazıcılar üretmeye başlayabileceği anlamına geliyordu ve uygun fiyatlı yazıcılar pazara hızlı bir giriş yapmıştı. Sonraki birkaç yıl içinde bu yazıcılar daha da sofistike ve uygun fiyatlı cihazlar haline geldi, üstelik kullanımları da kolaylaşmıştı.

Dünya, üretim sürecini sonsuza dek değiştirebilecek harika bir teknoloji olarak resmedilen 3D yazıcılar için çıldırıyordu. Eğer tüketiciler evlerinde bütün bu şeyleri icat edebilir, özelleştirebilir ya da tamir edebilirse, ortaya atılan argümanlara göre, çok daha az ziyanın yanında çok daha fazla yaratıcılığa tanık olabilirdik. Her türden tüketici ürünü bu durumdan etkilenecekti. Uzun lafın kısası, 3D yazıcılar heyecan verici cihazlardı.

3D yazıcıya ilgi duyanlar, bu teknolojiye dair daha çok patentin süresi doldukça daha da heyecan verici şeylerle karşılaşacağımızın farkındaydılar. Geçtiğimiz yıl lazer sinterlemeyle ilgili bir patentin süresi dolunca, materyalleri katmanlandırmadan ziyade onları keserek 3 boyutlu nesneler yaratabilen ev yazıcıları için yeni bir dalganın kapıları açılmış oldu. Yine yepyeni bir dünyanın eşiğindeydik!

Fakat bu potansiyel aslında tam olarak açığa çıkmadı gibi görünüyor. 3D yazıcılar halihazırda şimdiye kadar olduklarından çok daha erişilebilir durumda. Ülkemizde bazı popüler teknoloji perakende mağazalarında rahatlıkla bulunabiliyor, internet üzerinden de satılıyorlar.

Çok ucuz değiller fiyatlar on binlerce liradan birkaç bin liraya düştü. Etraftaki tüketici odaklı 3D yazıcıların büyük bir kısmı, yalnızca mühendislik bölümlerini bitirenler tarafından değil, bu tarz şeylere dair başlangıç düzeyinde bilgisi olanlar tarafından da kullanılabiliyor. Yine de örneğin bu yazıyı okuyan neredeyse kimsenin evinde 3D yazıcı olmadığına bahse girebiliriz.

Peki ev için üretilen 3D yazıcı teknolojisi neden patlama yapamadı ve son dönemde, örneğin henüz bir yıl öncesinde olduğu gibi neden 3D yazıcılarla ilgili çarpıcı manşetlere rastlamıyoruz?

ÖNEMLİ ADIMLAR ATILDI

2012 ve 2013 yılları boyunca 3D yazıcı teknolojisi ile ilgili neredeyse her hafta yeni ve abartılı başlıklar görmek mümkündü. Ya yeni bir yöntem geliştirilmiş oluyordu ya bu yazıcılarla ilgili yeni bir hizmet piyasaya sürülüyordu ya da belki de yepyeni bir materyal artık 3D olarak yazdırılabiliyordu. Yani her daim yeni bir şeyler söz konusuydu. Halen birkaç yeni gelişme meydana geliyor olsa da bu tablo genel olarak artık biraz değişmiş durumda.

Örneğin geçtiğimiz aylarda Staples adlı ünlü mağaza zinciri (Türkiye’de hizmet vermiyor.), müşterilerin kendi tasarımlarını yükleyebilecekleri ve sonrasında kendi yazdırılmış objelerini elde edebilecekleri bir çevrimiçi 3D yazdırma hizmeti sunmak için Sculpteo’yla işbirliği yaptıklarını duyurdu. Evet, bu teknik olarak halihazırda Scupteo’nun zaten sunduğu bir hizmet. Fakat popüler bir perakendecinin bu hizmete dikkat çekmesi ve onu daha çok insan için erişilebilir kılması da oldukça ilginç.

Ve yine geçtiğimiz yıl Massachusetts Institue of Technology’de (MIT) heyecan verici bir 3D yazıcı gelişmesi meydana geldi. Araştırmacılar saf cam materyali kullanarak yazdırma yapmanın bir yolunu buldular. Elbette yazdırma işlemi için cam kullanmak biraz riskli bir şey. Ama bu materyal yine de 3D yazdırma işlemiyle bağdaştırılabilen bazı özelliklere de sahip. Zira cam yüksek sıcaklıklarda sıvı halde olsa da soğudukça katılaşıyor. Dolayısıyla bilim insanları bir süredir onu programlanabilir 3D biçimler halinde yazdırmanın yolları üzerinde bazı deneyler yapıyor. Buradaki asıl problem belirsiz ya da opak bir ürün yaratmak değil. Çok yüksek sıcaklıklarda çalışan ve üç ayrı ısıtma unsuru bulunan bir yazıcı geliştirmekti. MIT ekibi de işte tam da bunu başardıklarını açıkladı.

Bu iki gelişmenin özellikle altını çizmek önemli çünkü bunlar 3D yazıcı dünyasında hâlâ birçok şeyin gerçekleştiğini gösteriyor: Fakat söz konusu gelişmeler yine de kulağa daha önceki buluşlar kadar devrimci gelmiyor olabilir. Diğer yandan, Kickstarter üzerinde pahalı olmayan yazıcılar geliştirmeyi hedefleyen ve herkesin rahatlıkla ilgisini çekebilecek o kadar çok proje var ki… Dolayısıyla manşetlerin azlığının nedeni belki de haberlerin artık heyecan verici olmamasından ya da insanların bunları okumaktan sıkılmasından kaynaklanıyordur.

SUNULAN AVANTAJLAR

3D yazıcıların kullanım alanları teoride sınırsız. Üstelik halihazırda 3D yazıcıları tüm kalpleriyle benimsemiş olan birçok endüstri de var. Buna verilebilecek iyi örneklerden biri, hastaların ağız modellerinin ve diğer materyallerin yazdırılabildiği diş hekimliği. Bir diğeri ise prototip parçaların hızlıca yazdırılabildiği, test edilip özelleştirilebildiği ve dolayısıyla geliştirme döngüsünü belirgin bir biçimde hızlandıran havacılık endüstrisi.

Diğer yandan, bütün bunlara rağmen son zamanlarda 3D yazıcıların endüstriyel kullanımlarına dair fazla bir haber duymadık. Bunun nedeni söz konusu teknolojinin artık bir doygunluk noktasına ulaşması. Yani 3D yazıcı kullanmak isteyen herkesin bu cihazları kullandığı ya da kullanabildiği bir duruma ulaşılması olabilir ya da artık 3D yazıcıların yeni kullanımlarını duymak heyecan verici olmaktan çıkmış olabilir.

Özellikle iddialı olan kullanımlar aslında gazetelerde hâlâ hak ettikleri yeri buluyorlar. Buna dair en yeni bazı örneklerden bahsetmek gerekecek olursa Mars yüzeyinde yapılabilen ve içinde yaşanabilen 3D olarak yazdırılmış bir ev konseptinin bir hayli ilgi gördüğünü hatırlatalım. Ayrıca 3D olarak yazdırılmış bir göğüs kafesinin cerrahi bir operasyonla yerleştirilmesi sayesinde hayatı kurtulan İspanyol kanser hastasının öyküsü de yine en az bir önceki kadar büyüleyiciydi.

Fakat öyle görünüyor ki 3D yazıcı konseptinin kendisi harika bir fütüristik konsept olmaktan artık yapılabileceğini bildiğimiz bir şeye dönüşmüş durumda. Birileri onlarla gerçekten sıra dışı bir şeyler yapmadığı sürece herhangi bir şeyi yazdırabilmek artık yeterli değil.

EV TİPİ 3D YAZICILAR

Gerçekleşemeyen büyük 3D yazıcı devrimine dair en acı hayal kırıklığının aslında tıp bilimi ya da mimarideki sıra dışı gelişmelerle bir ilgisi yok. Asıl hayal kırıklığı, birçoğumuzun kendisine ait bir 3D yazıcıya hâlâ sahip olmaması. Gartner’ın en güncel tahminlerine göre tüketicilere yönelik 3D yazıcılar gerçek bir üretkenliğe kavuşması için hâlâ 10-15 yıl gibi bir zaman dilimine ihtiyaç var. Bu, söz konusu endüstrinin uzmanları tarafından henüz birkaç yıl önce yapılan tahminlerle karşılaştırıldığında çok uzun bir yol. 

Tüketiciye yönelik 3D yazıcı üreten firmaların da hakkını yememek lazım. Çünkü halihazırda mevcut olan türden makineler açısından önemli bir yol kat edildiği ve fiyatlarda belirgin bir düşüş yaşandığı bir gerçek. Bazı en popüler 3D yazıcıların fiyatlarında geçtiğimiz iki yılın sonunda yüzlerce liralık düşüşler meydana geldi. Şu anda satın alabileceğiniz 3D yazıcılar daha kolay bir kullanıma sahip, daha güvenilir ve şimdiye kadarki en detaylı yazdırma işlemlerini gerçekleştirebilecek kapasitede.

Yine de pazarın kendisinin henüz arzulanan yerde olmadığı görülüyor. Geçtiğimiz yıl dünya çapında yaklaşık 200 bin 3D yazıcı satıldı. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse, aynı yıl boyunca bütün dünyada satılan iPhone sayısı 216 milyondu. 3D yazıcıların daha fazla satmamasının hiç şüphesiz birçok nedeni var. Erişilebilirlik, yüksek fiyatlar, kullanımlarının zor olduğu algısı gibi. Ama bu nedenlerin en önemlisi insanların onlara ihtiyaçları olduklarına ikna olmamaları. 

3D YAZICININ GELECEĞİ NASIL OLACAK

Peki sırada ne var? Birçok kişinin 2009’da öngördüğü, evlere yönelik 3D yazıcı teknolojisi ütopik dünyası belki de hiç gerçekleşmeyebilir. Birçok insanın kendi evde kendi ürünlerini üretmek için yeterli zamanı yok. Bunun nasıl yapılabileceğini bilmiyorlar ya da kısaca buna meyilli değiller. Bu durum yine de bütün beklentilerden vazgeçilmesi gerektiği ya da 3D yazıcıların bir başarısızlık örneği olduğu anlamına gelmiyor. Az önce de belirtildiği gibi, 3D yazıcı teknolojisi birçok endüstride halen yaygın bir biçimde kullanılıyor. Ayrıca bu cihazlar tasarımcılar ya da bir defaya mahsus özelleştirilebilir nesnelere ihtiyaç duyulan alanlarda oldukça kullanışlı olmaya devam edecekler.

Tüketici gözüyle baktığımızda 3D yazıcılardan ziyade 3D yazdırma hizmetlerinin daha popüler bir hale geleceğini söyleyebiliriz. Büyük perakende mağazalarının da müşterilerine sunmak adına bu türden hizmetlerle işbirlikleri yapmaya hazırlandığı görülüyor. Bu doğrultuda adım atan firmalardan biri olan Staples’tan yukarıda da bahsetmiştik. Staples Türkiye’de hizmet vermiyor ama çok da uzak olmayan bir gelecekte yakınlarınızdaki bir alışveriş merkezinde 3D yazıcı kabinleri görmeye başlayabiliriz. Öte yandan Türkiye’de 3D modelinizi internet üzerinden gönderdiğinizde bunu yazdırıp size kargoya teslim eden birkaç hizmet var.

3D yazıcı teknolojisi konusunda daha birçok gelişmenin yaşanmaya devam edeceğine şüphe yok. Bu gelişmelere dair sıkça haber duymuyoruz diye, bu orada bir yerlerde bir şeylerin geliştirilmediği anlamına gelmiyor. Ev içi üretim üzerinde zaman harcayıp çaba sarf etmek isteyen herkes de giderek daha etkili, daha güvenilir ve daha düşük fiyatlı materyaller ve makinelerle karşılaşmalı diye düşünüyoruz.

Bir tahmin yapmamız gerekirse, 3D yazıcılara dair yeni bir ilgi ve heyecan dalgası yaratacak şey bizce ne daha ucuz bir tüketici odaklı yazıcı ne de kullanımı kolay bir yazılım… Asıl heyecanı yaratacak olan şey, elektronik cihazları yazdırmada yaşanacak bir buluş olacaktır. Birileri bir cep telefonunun veya bilgisayarın bileşenlerini güvenilir bir biçimde nasıl “yazdırabileceğini” bulduğunda başka hiçbir şey duymanıza gerek kalmayacak. Ama o zamana dek bütün bu 3D yazıcı konseptine dair buruk bir hisle baş etmek zorunda kalacağız.

Sosyal Medyada Paylaşın :

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir