FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU
----------------------------------------------------------------------------------------
Bu Kanunda geçen; "Kültür ve Turizm
" ibareleri 21/2/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanunla bu Kanuna eklenen 6 ncı madde gereğince ; "Kültür" olarak
değiştirilmiştir.
----------------------------------------------------------------------------------------
Kanun Numarası : 5846Kabul Tarihi : 05.12.1951Yayımlandığı Resmi Gazete’ninTarih – Sayısı : 13/12/1951 – 7981 BİRİNCİ BÖLÜMFikir ve Sanat Eserleri Amaç (Değişik: 21/2/2001 - 4630)
Madde 1 - (Değişik: 21/2/2001 - 4630/1 md.)
Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser
sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların,
seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile
filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon
kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek,
korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve
usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir.
Kapsam
Madde1/A - (Ek: 21/2/2001- 4630/2 md.) Bu
Kanun, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri
icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini
gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri
üzerindeki manevi ve mali haklarını, bu haklara ilişkin tasarruf esas ve
usullerini, yargı yollarını ve yaptırımları ile Kültür Bakanlığının görev,
yetki ve sorumluluğunu kapsamaktadır.
Tanımlar
Madde 1/B - (Ek: 21/2/2001 - 4630/2 md.) Bu Kanunda geçen tanımlardan;
a) Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve
ilim ve edebiyat, musikî, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan
her nevi fikir ve sanat mahsullerini,
b) Eser sahibi: Eseri meydana getiren
(…)(İptal ibare : 03.03.2004 – 5101 /
28) kişiyi,
c) İşlenme eser: Diğer bir eserden istifade
suretiyle vücuda getirilip de bu esere nispetle müstakil olmayan ve işleyenin
hususiyetini taşıyan fikir ve sanat mahsullerini,
d) Derleme eser: Özgün eser üzerindeki
haklar saklı kalmak kaydıyla, ansiklopediler ve antolojiler gibi muhtevası
seçme ve düzenlemelerden oluşan ve bir düşünce yaratıcılığı sonucu olan eseri,
e) Tespit: Seslerin veya ses temsillerinin
veya ses ve görüntülerin anlaşılabilecek, çoğaltılabilecek veya iletilebilecek
şekilde bir araca kaydedilmesi işlemini,
f) Fonogram:
Sinema eseri gibi görsel-işitsel eserler içindeki ses tespitleri hariç olmak
üzere, bir icrada yer alan seslerin veya diğer seslerin veya ses temsillerinin
tespit edildiği ses taşıyıcısı fizikî ortamı,
g) Bilgisayar programı: Bir bilgisayar
sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene
konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini
sağlayacak hazırlık çalışmalarını,
h) Arayüz:
Bilgisayarın donanım ve yazılım unsurları arasında karşılıklı etkilenme ve
bağlantıyı oluşturan program bölümlerini,
ı) Araişlerlik:
Bilgisayar program bölümlerinin fonksiyonel olarak birlikte çalışması ve
karşılıklı etkilenmesi ve alışverişi yapılan bilginin karşılıklı kullanım
yeteneğini,
j) Bağlantılı haklar: Eser sahibinin manevi
ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla komşu hak sahipleri ile filmlerin ilk
tespitini gerçekleştiren film yapımcılarının sahip oldukları hakları,
k) Komşu haklar: Eser sahibinin manevi ve
mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri
özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli
biçimlerde icra eden sanatçıların, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk
defa tespit eden fonogram yapımcıları ile
radyo-televizyon kuruluşlarının sahip oldukları hakları,
l) (Ek
: 03.03.2004 – 5101 / 9) Bakanlık: Kültür ve Turizm Bakanlığını,
İfade eder. B) Fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri: I - İlim ve edebiyat eserleri: Madde 2 - İlim ve edebiyat eserleri şunlardır:
1. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Herhangi
bir şekilde dil ve yazı ile ifade
olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması
koşuluyla bunların hazırlık
tasarımları,
2. (Değişik: 1/11/1983-2936/1 md.) Her nevi
rakıslar, yazılı koreografi eserleri,
Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri
3. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Bedii
vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi
mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri,
mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne
tasarım ve projeleri.
(Ek: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar
programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser
sayılmazlar.
II - Musiki eserleri: Madde 3 - Musiki eserleri, her nevi sözlü ve sözsüz bestelerdir. III - Güzel sanat eserleri:
Madde 4 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/2 md.)
Güzel sanat eserleri, estetik değere sahip olan;
1. Yağlı ve suluboya tablolar; her türlü
resimler, desenler, pasteller, gravürler, güzel yazılar ve tezhipler, kazıma,
oyma, kakma veya benzeri usullerle
maden, taş, ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler,
kaligrafi, serigrafi,
2. Heykeller, kabartmalar ve oymalar,
3. Mimarlık eserleri,
4. El işleri ve küçük sanat eserleri,
minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımları,
5. Fotoğrafik
eserler ve slaytlar,
6. Grafik eserler,
7. Karikatür eserleri,
8. Her türlü tiplemelerdir.
Krokiler, resimler, maketler, tasarımlar ve
benzeri eserlerin endüstriyel model ve
resim olarak kullanılması, düşünce ve sanat eserleri olmak sıfatlarını
etkilemez.
IV
- Sinema eserleri:
Madde
5 - (Değişik: 21/2/2001 - 4630/3 md.) Sinema eserleri, her nevi bediî, ilmî, öğretici
veya teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema
filmleri gibi, tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik
veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili
hareketli görüntüler dizisidir.
İşlenmeler ve Derlemeler (Değişik : 21/2/2001 - 4630)
Madde 6 - Diğer bir eserden istifade
suretiyle vücuda getirilipte bu esere nispetle müstakil olmıyan
ve aşağıda başlıcaları yazılı fikir ve sanat mahsulleri işlenmedir:
1. Tercümeler;
2. Roman, hikaye, şiir ve tiyatro piyesi
gibi eserlerden birinin bu sayılan nevilerden bir başkasına çevrilmesi;
3. Musiki, güzel sanatlar, ilim ve edebiyat
eserlerinin filim haline sokulması veya filime alınmaya ve radyo ve televizyon
ile yayıma müsait bir şekle sokulması;
4. Musiki aranjman ve tertipleri;
5. Güzel sanat eserlerinin bir şekilden
diğer şekillere sokulması;
6. Bir eser sahibinin bütün veya aynı
cinsten olan eserlerinin külliyat haline konulması;
7. Belli bir maksada göre ve hususi bir plan
dahilinde seçme ve toplama eserler tertibi;
8. Henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmi
araştırma ve çalışma neticesinde yayımlanmaya elverişli hale getirilmesi (İlmi
bir araştırma ve çalışma mahsulü olmayan
alelade transkripsiyonlarla faksimileler bundan müstesnadır.);
9. Başkasına ait bir eserin izah veya şerhi
yahut kısaltılması.
10. (Ek: 7/6/1995 - 4110/3 md.) Bir
bilgisayar programının uyarlanması, düzenlenmesi veya herhangi bir değişim
yapılması;
11. (EK: 7/6/1995 - 4110/3 md.) Belli bir
maksada göre ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin seçilip
derlenmesi sonucu ortaya çıkan (Ek ibare: 21/2/2001 - 4630/4 md.) ve bir araç
ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri
tabanları (Ancak, burada sağlanan koruma, veri tabanı içinde bulunan verilere
materyalin korunması için genişletilemez).
(Ek ibare: 21/2/2001 - 4630/4 md.) İstifade edilen eserin sahibinin
haklarına zarar getirmemek şartıyla oluşturulan ve İşliyenin
hususiyetini taşıyan işlenmeler, bu kanuna
göre eser sayılır.
11.
(EK: 7/6/1995 - 4110/3 md.) Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin
seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan
veri tabanları (Ancak, burada sağlanan koruma, veri tabanı içinde bulunan verilere materyalin korunması için
genişletilemez).
İşliyenin
hususiyetini taşıyan işlenmeler, bu kanuna göre eser sayılır.
Ç) Alenileşmiş ve yayımlanmış eserler:
Madde 7 - Hak sahibinin rızasiyle
umuma arzedilen bir eser alenileşmiş sayılır.
Bir eserin aslından çoğaltma ile elde
nüshaları hak sahibinin rızasiyle satışa çıkarılma veya dağıtılma yahut diğer
bir şekilde ticaret mevkiine konulma
suretiyle umuma arzedilirse o eser yayımlanmış
sayılır.
5680 sayılı Basın Kanununun 3 üncü
maddesinin 2 nci fıkrası hükmü mahfuzdur.
İKİNCİ BÖLÜMEser Sahibi A) Tarif: I - Genel olarak:
Madde 8 - (Değişik: 21/2/2001 - 4630/5 md.) Bir eserin sahibi onu meydana
getirendir.
Bir işlenmenin ve derlemenin sahibi, asıl
eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir.
Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik
bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler.
Canlandırma tekniğiyle yapılmış sinema eserlerinde, animatör de eserin birlikte
sahipleri arasındadır.
II - Eser sahiplerinin birden fazla oluşu:
Madde 9 - Birden fazla kimselerin birlikte
vücuda getirdikleri eserin kısımlara ayrılması mümkünse, bunlardan her biri
vücuda getirdiği kısmın sahibi sayılır.
Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, eseri
birlikte vücuda getirenlerden her biri bütün eserin değiştirilmesi veya
yayımlanması için diğerlerinin iştirakini istiyebilir.
Diğer taraf muhik bir sebep olmaksızın iştirak etmezse, mahkemece müsaade verilebilir. Aynı hüküm mali hakların
kullanılmasında da uygulanır.
III - Eser sahipleri arasındaki birlik:
Madde 10 - Birden fazla kimsenin iştirakiyle
vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi, onu
vücuda getirenlerin birliğidir.
Birliğe
adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte
yapılacak bir muameleye muhik bir sebep
olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser
sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek
başına hareket edebilir.
Bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan
teknik hizmetler veya teferruata ait
yardımlar, iştirake esas teşkil etmez.
(Ek: 21/2/2001 - 4630/6 md.) Birden fazla
kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa
bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde
yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser
üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi
tarafından kullanılır.
Sinema eseri ile ilgili haklar saklıdır. B) Eser sahipliği hakkında karineler:
I - Sahibinin adı belirtilen eserlerde:
Madde 11 - Yayımlanmış eser nüshalarında
veya güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine
tanınmış müstear adını kullanan kimse,
aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır.
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/5 md.) Umumi
yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır,
meğer ki, birinci fıkradaki karine
yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın.
II - Sahibinin adı belirtilmiyen
eserlerde:
Madde 12 - Yayımlanmış olan bir eserin
sahibi 11 inci maddeye göre belli olmadıkça, yayımlıyan
ve o da belli değilse çoğaltan, eser sahibine ait hak ve salahiyetleri kendi namına kullanabilir.
Bu salahiyetler, 11 inci maddenin 2 nci fıkrasındaki karine ile eser sahibinin belli olmadığı
hallerde konferansı verene veya temsili icra ettirene aittir.
Bu maddeye göre salahiyetli kimselerle asıl
hak sahipleri arasındaki münasebetlere, aksi kararlaştırılmamışsa, adi vekalet
hükümleri uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Fikri Haklar
A)
Eser sahibinin hakları:
I - Genel olarak:
Madde 13 - Fikir ve sanat eserleri üzerinde
sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri bu kanun dairesinde himaye görür.
Eser sahibine tanınan hak ve salahiyetler
eserin bütününe ve parçalarına şamildir.
(Değişik
: 03.03.2004 – 5101 / 10) Filmlerin
ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcıları ile seslerin ilk tespitini
gerçekleştiren fonogram yapımcıları, hak ihdas etmek
amacı taşımaksızın, sahip oldukları hakların ihlâl edilmemesi, hak
sahipliklerinin belirlenmesinde ispat kolaylığı sağlanması ve malî haklara
ilişkin yararlanma yetkilerinin takip edilmesi maksadıyla, sinema ve müzik
eserlerini içeren yapımlarının kayıt ve tescilini yaptırırlar. Aynı maksatla,
eser sahiplerinin talebi üzerine, bu Kanun kapsamında korunan tüm eserlerin
kayıt ve tescili yapılabilir, malî haklara ilişkin yararlanma yetkileri de
kayıt altına alınabilir. Beyana müstenit yapılan bu işlemlerden Bakanlık
sorumlu tutulamaz. Ancak, kayıt ve tescil işlemlerine esas teşkil edecek
işlemlerde, mevcut olmadığını bildiği veya bilmesi icap ettiği veya kendisine
ait olmayan malî ve manevî haklara ilişkin yanlış beyanda bulunanlar, bu
Kanunda öngörülen hukukî ve cezaî müeyyidelere tâbidirler. Bu Kanun kapsamında
yapılan tüm kayıt ve tescil işlemlerine ilişkin ücretler Bakanlık tarafından
belirlenir. Kayıt ve tescilin usul ve esasları, ücretlerinin belirlenmesi ile
diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
II - Manevi haklar: 1. Umuma arz salahiyeti:
Madde 14 - Bir eserin umuma arzedilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını munhasıran
eser sahibi tayin eder.
Bütünü veya esaslı bir kısmı alenileşmemiş
olan, yahut ana hatları her hangi bir suretle henüz umuma tanıtılmıyan
bir eserin muhtevası hakkında ancak o eserin sahibi malümat
verebilir.
(Değişik: 21/2/2001 - 4630/8 md.) Eserin umuma arz edilmesi veya yayımlanma
tarzı, sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek mahiyette ise eser sahibi,
başkasına yazılı izin vermiş olsa bile eserin gerek aslının gerek işlenmiş
şeklinin umuma tanıtılması veya yayımlanmasını menedebilir.
Menetme yetkisinden sözleşme ile vazgeçmek hükümsüzdür. Diğer tarafın tazminat
hakkı saklıdır.
2. Adın belirtilmesi salahiyeti:
Madde 15 - Eseri, sahibinin adı veya müstear
adı ile yahut adsız olarak, umuma arzetme veya
yayımlama hususunda karar vermek salahiyeti munhasıran
eser sahibine aittir.
Bir güzel sanat eserinden çoğaltma ile elde
edilen kopyelerle bir işlenmenin aslı veya
çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya alametinin,
kararlaştırılan veya adet olan şekilde belirtilmesi ve vücuda getirilen
eserin bir kopye
veya işlenme olduğunun açıkça gösterilmesi şarttır.
Bir eserin kimin tarafından vücuda getirildiği
ihtilaflı ise, yahut her hangi bir kimse eserin sahibi olduğunu iddia etmekte
ise, hakiki sahibi, hakkının tesbitini mahkemeden istiyebilir.
(Ek: 7/6/1995 - 4110/6 md.) Eser
niteliğindeki mimari yapılarda, yazılı
istem üzerine eserin görülen bir yerine eser sahibinin uygun göreceği
malzeme ile silinmeyecek biçimde eser
sahibinin adı yazılır.
3. Eserde değişiklik yapılmasını menetmek:
Madde 16 - Eser sahibinin izni olmadıkça
eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar,
ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz.
Kanunun veya eser sahibinin müsaadesiyle bir
eseri işliyen, umuma arzeden,
çoğaltan, yayımlıyan, temsil eden veya başka bir
suretle yayan kimse; işleme, çoğaltma, temsil veya yayım tekniği icabı zaruri
görülen değiştirmeleri eser sahibinin hususi bir izni olmaksızın da yapabilir.
(Değişik: 21/2/2001 - 4630/9 md.) Eser
sahibi, kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve
itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü
değiştirilmeleri menedebilir. Menetme yetkisinden bu
hususta sözleşme yapılmış olsa bile vazgeçmek hükümsüzdür.
4. Eser sahibinin zilyed
ve malike karşı hakları:
Madde 17 -
(Değişik birinci fıkra: 21/2/2001 - 4630/10 md.) Eser sahibi, gerekli
durumlarda, aslın maliki ve zilyedinden,
koruma şartlarını yerine getirmek kaydıyla, 4 üncü maddenin 1 inci ve 2 nci bentlerinde sayılan güzel sanat eserlerinin ve 2 nci maddenin 1 inci
bendinde ve 3 üncü maddede sayılıp da yazarlarla bestecilerin el yazısıyla
yazılmış eserlerinin asıllarından geçici bir süre için yararlanmayı talep etme
hakkına sahiptir. Eser sahibinin bu hakkı, bu eserlerin ticaretini yapanlar
tarafından eseri satın alan veyaelde eden kişilere
müzayede ve satış kataloğu veya ilgili belgeler ile
açıklanır.
Değişik:
7/6/1995 - 4110/7 md.) Aslın maliki, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser üzerinde
tasarruf edebilir. Ancak eseri bozamaz ve yok edemez ve eser sahibinin
haklarına zarar veremez.
(Ek: 7/6/1995 - 4110/7 md.) Eserin tek ve
özgün olması durumunda eser sahibi, kendisine ait tüm dönemleri kapsayan
çalışma ve sergilerde kullanmak amacıyla, koruma şartlarını yerine getirerek
iade edilmek üzere eseri isteyebilir.
III. Hakların kullanılması (Değişik : 21/2/2001
- 4630) :
a) Genel olarak:
Madde 18 -
(Değişik: 21/2/2001 - 4630/11 md.) Mali hakları kullanma yetkisi
münhasıran eser sahibine aittir.
Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin
mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini
görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya
tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural
uygulanır.
Bir eserin yapımcısı veya yayımcısı, ancak
eserin sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir.
b) Hakları kullanabilecek kimseler:
Madde 19 - Eser sahibi 14 ve 15 inci
maddelerin birinci fıkralariyle kendisine tanınan
salahiyetlerin kullanılış tarzlarınıtesbit etmemişse
yahut bu hususu her hangi bir kimseye bırakmamışsa bu salahiyetlerin ölümünden
sonra kullanılması, vasiyeti tenfiz memuruna; bu tayin edilmemişse sırasiyle
sağ kalan eşi ile çocuklarına ve mansup mirasçılarına, ana - babasına, kardeşlerine aittir.
(Değişik: 21/2/2001 - 4630/12 md.) Eser
sahibinin ölümünden sonra
yukarıdaki fıkrada sayılan
kimseler eser sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin
üçüncü fıkralarında tanınan hakları eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş
yıl kendi namlarına kullanabilirler.
Eser sahibi veya birinci ve ikinci fıkralara
göre salahiyetli olanlar, salahiyetlerini kullanmazlarsa; eser sahibinden veya
halefinden mali bir hak iktisap eden
kimse meşru bir menfaati bulunduğunu ispat şartiyle,
eser sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü
fıkralarında tanınan hakları kendi namına
kullanabilir.
Salahiyetli kimseler birden fazla olup
müdahale hususunda birleşemezlerse;
mahkeme, eser sahibinin muhtemel arzusuna en uygun bir şekilde basit
yargılama usulü ile ihtilafı halleder.
(Değişik: 1/11/1983 - 2936/2 md.) 18 inci
madde ile yukarıdaki fıkralarda sayılan
salahiyetli kimselerden hiçbiri bulunmaz veya bulunup da salahiyetlerini
kullanmazlarsa yahut ikinci fıkrada belirlenen süreler bitmişse, eser
memleketin kültürü bakımından önemli görüldüğü takdirde, Kültür ve Turizm
Bakanlığı 14, 15, 16 ncı maddelerin üçüncü
fıkralarında eser sahibine tanınan hakları kendi namına kullanabilir.
IV(Değişik: 21/2/2001 - 4630/11 md.) - Mali haklar: 1. Genel olarak:
Madde 20 - (Değişik: 1/11/1983 - 2936/3
md.) Henüz alenileşmemiş bir eserden her
ne şekil ve tarzda olursa olsun
faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş bir
eserden eser sahibine münhasiran tanınan faydalanma hakkı, bu Kanunda mali hak
olarak gösterilenlerden ibarettir. Mali haklar birbirine bağlı değildir.
Bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez.
(İptal : 03.03.2004 – 5101 / 28) (İptal : 03.03.2004 – 5101 / 28)
Bir işlenmenin sahibi, kendisine bu sıfatla
tanınan mali hakları, işleme hususunun serbest
olduğu haller dışında, asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette
kullanabilir.
2. Çeşitleri: a) İşleme hakkı:
Madde 21 - Bir eserden, onu işlemek
suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir.
b) Çoğaltma hakkı: Madde 22 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/8 md.)
(Değişik: 21/2/2001- 4630/13 md.) Bir eserin
aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen,
doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran
eser sahibine aittir.
Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının
çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan,
bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü
araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve
krokilerin uygulanması da çoğaltma
sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da
geçerlidir.
Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının
geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi,
görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi
ve depolanması fiillerini de kapsar.
c) Yayma hakkı:
Madde 23 -
(Değişik: 21/2/2001- 4630/14 md.) Bir eserin aslını veya çoğaltılmış
nüshalarını, kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla
dağıtmak hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Eser sahibinin izniyle yurt dışında
çoğaltılmış nüshalarınyurt içine getirilmesi ve
bunlardan yayma yoluyla faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Yurt
dışında çoğaltılmış nüshalar her ne surette olursa olsun eser sahibinin ve/veya
eser sahibinin iznini haiz yayma hakkı sahibinin izni olmaksızın ithal
edilemez. Kiralama ve kamuya ödünç verme yetkisi eser sahibinde kalmak
kaydıyla, belirli nüshaların hak sahibinin yayma hakkını kullanması sonucu
mülkiyeti devredilerek ülke sınırları içinde ilk satışı veya dağıtımı
yapıldıktan sonra bunların yeniden satışı eser sahibine tanınan yayma hakkını
ihlal etmez.
Bir eserin veya çoğaltılmış nüshalarının
kiralanması veya ödünç verilmesi şeklinde yayımı, eser sahibinin çoğaltma
hakkına zarar verecek şekilde, eserin yaygın kopyalanmasına yol açamaz. Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kültür Bakanlığınca hazırlanacak
bir yönetmelikle düzenlenir.
ç) Temsil hakkı:
Madde 24 - Bir eserden, (...) (Mülga ibare:
21/2/2001 - 4630.) doğrudan doğruya
yahut işaret, ses veya resim nakline yarıyan
aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil
suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine
aittir.
Temsilin umuma arzedilmek
üzere vukubulduğu mahalden başka bir yere her hangi bir teknik vasıta ile nakli de eser
sahibine aittir.
(Ek: 1/11/1983-2936/4 md.) Temsil hakkı;
eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması halinde, yetki belgesinde
belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan, diğer
gerçek ve tüzelkişilerce kullanılamaz.
Ancak, 33 üncü ve 43 üncü maddelerdeki hükümler saklıdır.
d) İşaret, ses ve/veya görüntü nakline
yarayan araçlarla umuma iletim hakkı (Değişik: 21/2/2001 - 4630)
Madde 25 - (Değişik: 21/2/2001 - 4630/15
md.) Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve
kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital
iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla
yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak
başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma
iletilmesi hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Eser sahibi, eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla
satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek
kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle umuma
iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına da sahiptir.
Bu madde ile düzenlenen umuma iletim yoluyla
eserlerin dağıtım ve sunumu eser sahibinin yayma hakkını ihlal etmez.
3. Süreler:
a) Genel olarak:
Madde
26 - Eser sahibine tanınan mali haklar zamanla mukayyettir. 46 ve 47 nci maddelerdeki
haller dışında koruma süresinin bitiminden sonra herkes, eser sahibine tanınan
mali haklardan faydalanabilir.
Bir eserin aslı veya işlenmeleri için
tanınan koruma süreleri birbirine tabi değildir.
Bu hüküm 9 uncu maddenin birinci
fıkrasındaki eserler hakkında da uygulanır.Koruma süresi, eserin
alenileşmesinden önce cereyana başlamaz.
Forma veya fasikül halinde yayımlanan
eserlerde son forma veya fasikülün
yayımlandığı tarih, eserin aleniyeti tarihi sayılır. Fasıla ile
yayımlanan mütaaddit
ciltlerden müteşkkil eserlerin her bir cildi ile
bülten, risale, mevkute ve yıllıklar gibi eserlerde aleniyet tarihi bunlardan
her birinin yayımlanma tarihidir.
Aleniyet tarihinden başlıyan
süreler eserin ilk defa alenileştiği veya dördüncü fıkraya göre alenileşmiş
sayıldığı yıldan sonraki senenin ilk gününden itibaren hesap olunur.
Eser sahibinin ölümünden itibaren başlıyan sürelerin hesabında, eser sahibinin öldüğü seneyi
takip eden yılın ilk günü başlangıç tarihi sayılır. 10 uncu maddenin birinci
fıkrasında zikredilen hallerde süre, eser sahiplerinden son sağ kalanının ölüm
tarihinden sonra başlar.
b) Sürelerin devamı:
Madde 27 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/10 md.)
Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl
devam eder. (Ek cümle: 21/2/2001 - 4630/16
md.) Bu süre, eser sahibinin birden fazla olması durumunda, hayatta kalan son
eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl geçmekle
son bulur.
Sahibinin
ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70
yıldır.
12
nci maddenin birinci fıkrasındaki hallerde koruma
süresi, eserin aleniyet tarihinden sonra 70 yıldır; meğer ki eser sahibi bu
sürenin bitmesinden önce adını açıklamış bulunsun,
İlk
eser sahibi tüzelkişi ise, koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70
yıldır.
Madde 28 - (Mülga: 21/2/2001 - 4630/36 md.) Madde 29 - (Mülga: 21/2/2001 - 4630/36 md.) B) Tahditler: I - Amme intizamı mülahazasiyle:
Madde 30 - Eser sahibine tanınan haklar,
eserin ispatı maksadiyle mahkeme ve diğer resmi
makamlar huzurunda ve alelıtlak zabıta ve ceza işlerinde bir muameleye konu
teşkil etmek üzere kullanılmasına mani değildir. Fotoğraflar, umumi emniyet mülahazasiyle
veya adli maksatlar için sahibinin rızası alınmaksızın, resmi makamlar veya bunların emriyle
başkaları tarafından her şekilde çoğaltılabilir ve yayılabilir.
Eserin her hangi bir suretle ticaret
mevkiine konmasını, temsilini veya diğer şekillerde kullanılmasını meneden yahut müsaade veya kontrole bağlı tutan kamu hukuku hükümleri mahfuzdur.
II - Genel menfaat mülahazasiyle: 1. Mevzuat ve içtihatlar
Madde 31 - Resmen yayımlanan veya ilan
olunan kanun, tüzük, yönetmelik, tebliğ,
genelge ve kazai kararların çoğaltılması, yayılması,
işlenmesi veya her hangi bir suretle bunlardan faydalanma serbesttir.
2. Nutuklar:
Madde 32 - Büyük Millet Meclisinde ve diğer
resmi meclis ve kongrelerde,
mahkemelerde, umumi toplantılarda söylenen söz ve nutukların, haber ve malümat verme maksadiyle çoğaltılması, umumi mahallerde okunması veya
radyo vasıtasiyle ve başka suretle yayımı serbesttir.
Hadisenin mahiyeti ve vaziyetin icabı
gerektirmediği hallerde söz ve nutuk sahiplerinin adı zikredilmiyebilir.
Bu söz ve nutukları birinci fıkrada
zikredilenden başka bir maksatla çoğaltmak veya diğer bir suretle yaymak eser
sahibine aittir.
3. Temsil serbestisi:
Madde 33 -
(Değişik: 21/2/2001 - 4630/17 md.) Yayımlanmış bir eserin, tüm eğitim ve
öğretim kurumlarında, yüzyüze eğitim ve öğretim
maksadıyla doğrudan veya dolaylı kâr amacı gütmeksizin temsili, eser sahibinin
ve eserin adının mutat şekilde açıklanması şartıyla serbesttir.
4. Eğitim ve öğretim için seçme ve toplama
eserler:
Madde 34 - (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995
- 4110/13 md.) Yayımlanmış musiki, ilim
ve edebiyat eserlerinden ve alenileşmiş güzel sanat eserlerinden, maksadın haklı göstereceği bir nispet
dahilinde iktisablar yapılmak suretiyle, hal ve vaziyetinden eğitim ve öğretim
gayesine tahsis edildiği anlaşılan seçme
ve toplama eserler vücuda getirilmesi serbesttir. 2 nci
maddenin üçüncü bendinde ve 4 üncü maddenin birinci fıkrasının birinci ve
beşinci bentlerinde gösterilen neviden eserler, ancak seçme ve toplama eserin
münderecatını aydınlatmak üzere iktibas
edilebilir. Ancak bu serbestlik,hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir
sebep olmadan zarar verir veya eserden normal yararlanma ile çelişir şekilde
kullanılamaz.
B) Tahditler: I - Amme intizamı mülahazasiyle:
Madde 30 - Eser sahibine tanınan haklar,
eserin ispatı maksadiyle mahkeme ve diğer resmi makamlar
huzurunda ve alelıtlak zabıta ve ceza işlerinde bir muameleye konu teşkil etmek
üzere kullanılmasına mani değildir.
Fotoğraflar, umumi emniyet mülahazasiyle veya adli maksatlar için sahibinin rızası
alınmaksızın, resmi makamlar veya
bunların emriyle başkaları tarafından her şekilde çoğaltılabilir ve
yayılabilir.
Eserin her hangi bir suretle ticaret
mevkiine konmasını, temsilini veya diğer şekillerde kullanılmasını meneden yahut müsaade veya kontrole bağlı tutan kamu hukuku hükümleri mahfuzdur.
II - Genel menfaat mülahazasiyle: 1. Mevzuat ve içtihatlar
Madde 31 - Resmen yayımlanan veya ilan
olunan kanun, tüzük, yönetmelik, tebliğ,
genelge ve kazai kararların çoğaltılması, yayılması,
işlenmesi veya her hangi bir suretle bunlardan faydalanma serbesttir.
2. Nutuklar:
Madde 32 - Büyük Millet Meclisinde ve diğer
resmi meclis ve kongrelerde, mahkemelerde, umumi toplantılarda söylenen söz ve
nutukların, haber ve malümat verme maksadiyle
çoğaltılması, umumi mahallerde okunması veya radyo vasıtasiyle
ve başka suretle yayımı serbesttir.
Hadisenin mahiyeti ve vaziyetin icabı gerektirmediği hallerde söz ve nutuk sahiplerinin adı zikredilmiyebilir.
Bu söz ve nutukları birinci fıkrada
zikredilenden başka bir maksatla çoğaltmak veya diğer bir suretle yaymak eser
sahibine aittir.
3. Temsil serbestisi:
Madde 33 -
(Değişik: 21/2/2001 - 4630/17 md.)
Yayımlanmış bir eserin, tüm eğitim ve öğretim kurumlarında, yüzyüze eğitim ve öğretim maksadıyla doğrudan veya dolaylı
kâr amacı gütmeksizin temsili, eser sahibinin ve eserin adının mutat şekilde
açıklanması şartıyla serbesttir.
4. Eğitim ve öğretim için seçme ve toplama eserler:
Madde 34 - (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995
- 4110/13 md.) Yayımlanmış musiki, ilim
ve edebiyat eserlerinden ve alenileşmiş güzel sanat eserlerinden, maksadın haklı göstereceği bir nispet
dahilinde iktisablar yapılmak suretiyle, hal ve vaziyetinden eğitim ve öğretim
gayesine tahsis edildiği anlaşılan seçme
ve toplama eserler vücuda getirilmesi serbesttir. 2 nci
maddenin üçüncü bendinde ve 4 üncü maddenin birinci fıkrasının birinci ve
beşinci bentlerinde gösterilen neviden eserler, ancak seçme ve toplama eserin
münderecatını aydınlatmak üzere iktibas
edilebilir. Ancak bu serbestlik,hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir
sebep olmadan zarar verir veya eserden normal yararlanma ile çelişir şekilde
kullanılamaz.
Münhasıran okullara mahsus olarak hazırlanan
ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onanan (okul-radyo) yayımları için de
birinci fıkra hükümleri uygulanır.
(Ek:
21/2/2001 - 4630/18 md.) Yayımlanmış musikî, ilim ve edebiyat eserlerinden ve
alenileşmiş güzel sanat eserlerinden, iktibaslar yapılmak suretiyle eğitim ve
öğretim gayesi dışında seçme ve toplama eserler vücuda getirilmesi ancak eser
sahibinin izniyle mümkündür.
Bütün
bu hallerde eser ve eser sahibinin adı mütat şekilde
zikredilmek icap eder.
5. İktibas serbestisi:
Madde 35 - Bir eserden aşağıdaki hallerde
iktibas yapılması caizdir:
1. Alenileşmiş bir eserin bazı cümle ve fıkralarının
müstakil bir ilim ve edebiyat eserine
alınması;
2 - Yayımlanmış bir bestenin en çok tema,
motif, pasaj ve fikir nevinden
parçalarının müstakil bir musiki eserine alınması;
3. Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ve
yayımlanmış diğer eserlerin, maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve
münderacatını aydınlatmak maksadiyle
bir ilim eserine konulması;
4. Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ilmi
konferans veya derslerde, konuyu aydınlatmak için projeksiyon ve buna benzer
vasıtalarla gösterilmesi.
İktibasın belli olacak şekilde yapılması
lazımdır. İlim eserlerinde, iktibas hususunda kullanılan eserin ve eser
sahibinin adından başka bu kısmın alındığı
yer belirtilir.
6. Gazete münderecatı:
Madde 36 - Basın Kanununun 15 inci maddesi
hükmü mahfuz kalmak üzere basın veya
radyo tarafından umuma yayılmış bulunan günlük havadisler ve haberler serbestçe
iktibas olunabilir.
Gazete veya dergilerde çıkan içtimai, siyasi
veya iktisadi günlük meselelere mütaallik makale ve
fıkraların iktibas hakkı sarahaten mahfuz tutulmamışsa aynen veya işlenmiş
şekilde diğer gazete ve dergiler tarafından alınması ve radyo vasıtasiyle veya diğer bir suretle yayılması serbesttir.
İktibas hakkı mahfuz tutulsa bile sözü geçen makale ve fıkraların kısaltılarak
basın özetleri şeklinde alınması, radyo vasıtasiyle
veya diğer bir suretle yayılması caizdir.
Bütün bu hallerde, iktibas edilen gazete,
dergi ve ajansın ve eğer bunlar da başka bir kaynaktan alınmışlarsa o kaynağın adı,
tarih ve sayısından başka makale sahiplerinin adı, müstear adı veya alameti
zikredilmek icabeder.
7. Haber (Değişik: 21/2/2001 - 4630)
Madde 37 - (Değişik: 21/2/2001 - 4630/19
md.)Haber mahiyetinde olmak ve
bilgilendirme kapsamını aşmamak kaydıyla, günlük hadiselere bağlı olarak fikir
ve sanat eserlerinden bazı parçaların işaret, ses ve/veya görüntü nakline
yarayan vasıtalara alınması mümkündür. Bu şekilde alınmış parçaların
çoğaltılması, yayılması, temsil edilmesi veya radyo ve televizyon gibi
araçlarla yayınlanması serbesttir. Bu serbestlik, hak sahibinin hukukî
menfaatlerine zarar verecek şekilde veya eserden normal yararlanmaya aykırı
biçimde kullanılamaz.
III - Hususi menfaat mülahazasiyle: 1. Şahsan kullanma:
Madde 38 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/14 md.)
Bütün fikir ve sanat eserlerinin, (...)(Mülga ibare: 21/2/2001 - 4630) kar amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya
mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak, bu çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine
haklı bir sebep olmadan zarar veremez ya da eserden
normal yararlanmaya aykırı olamaz.
(Mülga: 21/2/2001 - 4630/36 md.)
Sözleşmede belirleyici hükümlerinin yokluğu
durumunda, hata düzeltme de dahil,
bilgisayar programının düşünüldüğü amaca uygun kullanımı için gerekli olduğu
durumda, bilgisayar programının onu hukuki yollardan edinen kişi tarafından
çoğaltılması ve işlenmesi serbesttir.
Bilgisayar programını yasal yollardan edinen
kişinin programı yüklemesi, çalıştırması ve hataları düzeltmesi sözleşme ile
önlenemez. Bilgisayar programının kullanımı için gerekli olduğu sürece,
bilgisayar programını kullanma hakkına
sahip kişinin bir adet yedekleme kopyası yapması sözleşme ile önlenemez.
Bilgisayar programının kullanım hakkına
sahip kişinin yapmaya hak kazandığı bilgisayar programının yüklenmesi,
görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi veya depolanması fiillerini ifa
ettiği sırada, bilgisayar programının herhangi
bir ögesi altında yatan düşünce ve ilkeleri
belirlemek amacı ile, programın
işleyişini gözlemlemesi, tetkik etmesi ve sınaması serbesttir.
Bağımsız yaratılmış bir bilgisayar programı
ile diğer programların araişlerliğini gerçekleştirmek
üzere gerekli bilgileri elde etmek için,bilgisayar programının çoğaltılması ve
işlenmesi anlamında kod`un çoğaltılmasının ve kod formunun çevirisinin de
zorunlu olduğu durumlarda, bu fiillerin ifası
aşağıdaki şartların karşılanması halinde serbesttir:
1. Bu fiillerin, ruhsat sahibi veya bir
bilgisayar programının kopyasını
kullanma hakkı sahibi diğer bir kişi tarafından veya onların adına bunu
yapmaya yetkili kişi tarafından ifa edilmesi,
2. Araişlerliği
gerçekleştirmek için gerekli bilginin, (1) numaralı bentte belirtilen kişilerin kullanımlarına
sunulmaması,
3. Bu fiillerin, araişlerliği
gerçekleştirmek için gereken program parçaları ile sınırlı olması.
Yukarıdaki fıkra hükümleri, onun uygulanması
ile elde edilen bilgilerin;
1. Bağımsız yaratılmış bilgisayar
programının araişlerliğini gerçekleştirmenin dışında
diğer amaçlar için kullanılmasına,
2. Bağımsız yaratılmış bilgisayar
programının araişlerliği için gerekli olduğu durumlar
dışında başkalarına verilmesine,
3. İfade ediliş bakımından esastan benzer
bir bilgisayar programının geliştirilmesi, üretilmesi veya pazarlanması veya
fikri hakları ihlal eden herhangi diğer bir fiil için kullanılmasına,
İzin vermez.
Altıncı ve Yedinci fıkra hükümleri,
programdan normal yararlanma ile çelişir veya hak sahibinin meşru yararlarına
makul olmayan müdahale eder şekilde kullanılmasına izin verecek tarzda
yorumlanamaz.
2. Bestekarlara tanınan haklar: Madde 39 - (Mülga: 21/2/2001 - 4630/36 md.) 3. Kopye ve teşhir:
Madde 40 - Umumi yollar, caddeler ve
meydanlara, temelli kalmak üzere konulan güzel sanat eserlerini; resim, grafik,
fotoğraf ve saire ile çoğaltma, yayma, umumi mahallerde projeksiyonla gösterme,
radyo ve benzeri vasıtalarla yayımlama caizdir. Bu salahiyet mimarlık
eserlerinde yalnız dış şekle munhasırdır.
Üzerlerine, sahibi tarafından sarahaten menedici bir kayıt konulmuş olmadıkça güzel sanat eserleri,
malikleri veya bunların muvafakatiyle başkaları tarafından umumi mahallerde
teşhir edilebilir.
Açık artırma ile satılacak eserler umuma
teşhir olunabilir. Umumi mahallerde teşhir edilen veya açık artırmaya konulan
bir eseri sergi veya artırmayı tertip eden kimseler tarafından bu maksatlarla
çıkarılacak katalog, kılavuz veya bunlara benzer matbualar vasıtasiyle
çoğaltma ve yayma caizdir.
Bu hallerde, aksine yerleşmiş adet yoksa,
eser sahibinin adının zikrinden
vazgeçilebilir.
4.
Umuma açık mahallerde eser, icra, fonogram, yapım ve
yayınların kullanılması ve/veya iletilmesine ilişkin esaslar(Değişik :
03.03.2004 – 5101 / 11):
Madde 41. (Değişik : 03.03.2004 – 5101 / 11)-
Girişi ücretli veya ücretsiz umuma açık mahaller; eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanım ve/veya iletimine
ilişkin 52 nci maddeye uygun sözleşme yaparak hak
sahiplerinden veya üyesi oldukları meslek birliklerinden izin alır ve
sözleşmelerde yazılı malî hak ödemelerini bu madde hükümlerine göre yaparlar.
Eser, icra, fonogram,
yapım ve yayınları kullanan ve/veya ileten umuma açık mahaller; mahallin
bulunduğu bölgenin özelliği, mahallin nitelik ve niceliği, fikrî mülkiyete konu
eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların mahalde
sunulan ürün veya hizmetin ayrılmaz bir parçası ve ürün veya hizmete katkısı
olup olmadığı ve benzeri hususlar dikkate alınmak suretiyle sınıflandırılır
veya sınıflandırma dışı bırakılır.
Faaliyet gösterdikleri sektörlerde; eser
sahipleri ve/veya bağlantılı hak sahipleri meslek birlikleri, yapılan
sınıflandırmaya bağlı olarak eser, icra, fonogram,
yapım ve yayınların kullanımından ve/veya iletiminden kaynaklanan ödemelere
ilişkin tarifeleri tespit ederler. Meslek birlikleri ile umuma açık mahaller
arasındaki sözleşmeler, bu tarife bedelleri veya taraflarca yapılabilecek
müzakereler sonucu belirlenecek bedeller üzerinden yapılır.
Tarifelere ilişkin sözleşmelerde takvim yılı
esas alınır ve bu tarifeler takvim yılı başından itibaren geçerli olur.
Bu madde hükümlerinin uygulanmasını teminen:
1. Meslek birlikleri temsil ettikleri eser,
icra, fonogram ve yapımlar ile üyelerine ilişkin
bilgileri, Bakanlığa bildirmek zorundadırlar. Bu bildirimler her üç ayda bir
güncellenir ve Bakanlıkça oluşturulan ortak bir veri tabanı üzerinden ilgili
taraflara açılır.
2. Eser sahipleri alanında kurulmuş meslek
birlikleri veya bağlantılı hak sahipleri alanında kurulmuş meslek birlikleri
veya aynı sektörlerde faaliyet gösteren meslek birlikleri, biraraya
gelerek protokole bağlamak suretiyle ortak tarifeler belirleyebilirler. Ortak
tarifeler protokole taraf meslek birlikleri açısından bağlayıcıdır.
Meslek birlikleri, tarifeler veya ortak
tarifeleri her takvim yılının dokuzuncu ayında kullanıcıları temsil eden ve
kanunla kurulmuş kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile Bakanlığa
bildirirler ve kamuoyuna duyururlar. Umuma açık mahaller, müzakere ve sözleşme
yapılmasına ilişkin verecekleri bağlayıcı nitelikteki yetki belgeleri ile üye
oldukları meslek kuruluşları aracılığıyla da tarifeleri veya ortak tarifeleri
müzakere edebilir ve sözleşme yapabilirler. Ancak, tarifelerin götürü usulde
tespit edilmesi halinde umuma açık mahaller sadece meslek kuruluşları aracılığı
ile müzakere edebilir ve sözleşme yapabilirler.
Onuncu ayda umuma açık mahaller veya meslek
kuruluşları ile meslek birlikleri arasında tarifeler veya ortak tarifeler
üzerinde uzlaşma sağlanamaması ve sözleşme yapılamaması halinde, en geç bu ayın
sonuna kadar, meslek birlikleri ve/veya meslek kuruluşları tarafından bu
tarifelerin Bakanlıkça oluşturulacak uzlaştırma komisyonunda müzakere edilmesi
talep edilebilir.
Uzlaştırma komisyonu, taraflardan birinin
talebi ve Bakanlığın uygun görmesi halinde, tarifeleri müzakere etmek üzere,
Bakanlık tarafından talep tarihinden itibaren onbeş
gün içinde oluşturulur. Komisyon Bakanlıktan bir, Rekabet Kurumundan iki
temsilci ve ilgili meslek birlikleri ile kullanıcıları temsil eden meslek
kuruluşlarının birer temsilcisinden oluşur. Bakanlık temsilcisi aynı zamanda
komisyon başkanıdır. Aynı usulle, komisyon üye sayısı kadar yedek üye seçilir.
Komisyonun sekretarya hizmetleri Bakanlık ilgili
birimi tarafından yürütülür.
Komisyon, oluşturulduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde, raporunu hazırlayarak, Bakanlığa ve
taraflara bildirir. Umuma açık mahaller ve meslek birlikleri, Komisyon
raporunun açıklandığı tarihten itibaren onbeş gün
içinde, meslek birliklerinin açıklamış oldukları tarifeleri veya müzakereler
neticesinde mutabakata vardıkları tarifeleri sözleşmeye bağlayabilirler.
Meslek
birliklerince belirlenen tarife veya ortak tarifeler üzerinden sözleşmenin
yapılmaması halinde, taraflar yargı yoluna başvurabilirler. Yargılama
sürecinde, bir önceki yıl sözleşme yapmış olan mahaller, ilgili meslek
birlikleri aksini bildirmedikçe, dava konusu tarifenin 1/4'ünü dava
sonuçlanıncaya kadar her üç ayda bir meslek birlikleri adına açılmış banka
hesabına yatırmak suretiyle eser, icra, fonogram,
yapım ve yayınları kullanabilir ve/veya iletebilirler. Bir önceki yıl sözleşme
yapmamış umuma açık mahaller ile ilk defa sözleşme yapacak umuma açık
mahallerin bu fıkrada öngörüldüğü şekilde eser, icra, fonogram,
yapım ve yayınları kullanabilmeleri ve/veya iletebilmeleri ise ilgili meslek
birliklerinin iznine bağlıdır. Dava sonuçlanıncaya kadar bu şekilde ödenen
miktar, mahkeme kararıyla tespit edilen tarife bedelinden mahsup edilir.
Tarifelerin
tespit edilmesinde ve uzlaşmazlıkların hallinde, bu Kanunun 42/A maddesinin
üçüncü fıkrasında yer alan, tarife tespitine ilişkin esaslar dikkate alınır.
Mahallerde
kullanılan ve/veya iletimi yapılan eser, icra, fonogram,
yapım ve yayınlar üzerinde hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişiler, bunların
kullanımına ve/veya iletimine ilişkin ödemelerin yapılmasını ancak yetki
verdikleri meslek birlikleri aracılığı ile talep edebilirler. Sinema eserleri
bakımından bu fıkranın uygulanması zorunlu değildir.
Sınıflandırma,
uzlaştırma komisyonuna başvuru halinde Bakanlıkça alınacak ücretler ve
uzlaştırma komisyonunun çalışması ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer
usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.
IV - Hükümete tanınan yetkiler: 1. Meslek birliklerinin kurulması: Madde 42 - (Değişik: 21/2/2001 - 4630/20 md.)
(Değişik birinci fıkra: 21/2/2001 - 4630/21 md.) Eser sahipleri ve eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahipleri (Ek ibare : 03.03.2004 – 5101 / 12) ile bu Kanunun 52 nci maddesine uygun biçimde düzenlenmiş sözleşmelerle eser veya hak sahi