YAKALAMA,
GÖZALTINA ALMA VE İFADE ALMA YÖNETMELİĞİ
(Yayımlandığı Resmi Gazete :
01.06.2005 – 25832)
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
Madde 1 –
Bu Yönetmeliğin amacı, bütün adlî kolluk görevlileri ile gerektiğinde veya
Cumhuriyet savcısının talebi üzerine adlî kolluk görevini ifa eden diğer kolluk
görevlilerinin, Cumhuriyet savcılarının bilgi ve emirleri doğrultusunda
yürütecekleri adlî soruşturma sırasında kolluk tarafından gerçekleştirilen
yakalama, gözaltına alma, muhafaza altına alma ve ifade alma işlemlerinin
yürütülmesinde uyulacak usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
Madde 2 –
Bu Yönetmelik yakalama, gözaltına alma, muhafaza altına alma ve ifade alma
işlemleri ile adlî kolluk görevlileri ile gerektiğinde veya Cumhuriyet
savcısının talebi üzerine adlî kolluk görevini ifa eden bütün kolluk
birimlerini kapsar.
Dayanak
Madde 3 –
Bu Yönetmelik, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu,
7/11/1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, 4/7/1934 tarihli 2559 sayılı Polis Vazife ve
Salahiyet Kanunu, 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilât, Görev ve
Yetkileri Kanunu, 9/7/1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı
Kanunu, 2/7/1993 tarihli ve 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilât ve
Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
Madde 4 –
Bu Yönetmelikte geçen;
Adlî
kolluk: 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanununun 8, 9, 10 ve
12 nci maddeleri, 2803 sayılı Jandarma Teşkilât,
Görev ve Yetkileri Kanununun 7 nci maddesi, 485
sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin 8 inci maddesi ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun
4 üncü maddesinde belirtilen soruşturma işlemini yapan güvenlik görevlilerini,
Bilgi
alma: Bir suçun tespiti veya aydınlatılmasına yönelik olarak, müşteki ve suçtan
zarar gören ile suç işleme şüphesi altında bulunmayan diğer kişilerin
dinlenmesini ve tutanağa geçirilmesini,
İfade
alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından
soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
Gecikmesinde
sakınca bulunan hâl: Derhâl işlem yapılmadığı takdirde suçun iz, eser, emare ve
delillerinin kaybolması veya şüphelinin kaçması veya kimliğinin saptanamaması
ihtimalinin ortaya çıkması hâlini,
Gözaltına
alma: Kanunun verdiği yetkiye göre, yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin
tamamlanması amacıyla, yetkili hâkim önüne çıkarılmasına veya serbest
bırakılmasına kadar kanunî süre içinde sağlığına zarar vermeyecek şekilde
özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanıp alıkonulmasını,
Gözaltı
birimi: Yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin tamamlanarak adlî mercilere
sevk edilmesine veya serbest bırakılmasına kadar, kanunî süre içinde onu
gözaltında tutmakla yetkili ve görevli kolluk kuvveti birimlerini,
Gözaltı
ve nezarethane sorumlusu: Gözaltına veya muhafaza altına alınan kişilere
haklarının okunmasını, kayıtların tutulmasını ve kanunlara uygun davranılmasını
sağlamak amacıyla ilgili karakol, birim veya bot komutanı, âmiri veya büro
âmiri tarafından görevlendirilen personeli,
Kovuşturma:
İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi,
Mâlen sorumlu:
Yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddî
ve malî sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara
katlanacak kişiyi,
Muhafaza
altına alma: Kanunun yetki verdiği hâllerde yetkili merci önüne çıkarılması
gereken kişilerin ilgili kurumlar veya kişilerce teslim alınana kadar
sağlıklarına zarar vermeyecek şekilde ve zorunlu olduğu ölçüde özgürlüklerinin
kısıtlanıp alıkonulmasını,
Müdafi:
Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı,
Nezarethane:
Şüpheli veya sanıkların haklarındaki işlemlerin tamamlanıp adlî mercilere sevk
edilinceye kadar bekletilmesi amacıyla yapılmış yerleri,
Sanık:
Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi
altında bulunan kişiyi,
Sorgu:
Şüpheli veya sanığın, hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma
konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
Soruşturma:
Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin
kabulüne kadar geçen evreyi,
Suçüstü:
İşlenmekte olan suçu, henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen
sonra kolluk, suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek
yakalanan kişinin işlediği suçu, fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya
veya delille yakalanan kimsenin işlediği suçu,
Şüpheli:
Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
Toplu
suç: Aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından
işlenen suçu,
Vekil:
Katılan, suçtan zarar gören veya mâlen sorumlu kişiyi
ceza muhakemesinde temsil eden avukatı,
Yakalama:
Kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var
olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç
işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin
gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici
olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını,
ifade
eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Yakalama, Gözaltına Alma ve Muhafaza Altına Alma
Yakalama, gözaltına alma ve muhafaza altına
alma yetkisi
Madde 5 –
Kolluk görevlileri;
a)
Gecikmesinde sakınca
bulunan ve Cumhuriyet savcısına veya derhâl âmirlerine müracaat imkânı olmayan
hâllerde; hakkında yakalama emri düzenlenmesi veya tutuklama kararı verilmesi
gereken kişileri ya da suçüstü hâlinde veya
gecikmesinde sakınca bulunan diğer hâllerde suç işlendiğine veya suça teşebbüs
edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan
şüphelileri,
b)
Kolluk kuvvetinin
kanun ve usul dairesinde verdiği emre itaatsizlik edenleri ve aldığı tedbirlere
uymayanları,
c)
Görev yaparken
mukavemette bulunan veya görevinden alıkoymak maksadıyla kolluk kuvvetine zorla
karşı koyan ve yakalanmadıkları taktirde hareketlerine devam etmeleri ihtimali
bulunan kişileri,
d)
Haklarında yetkili
mercilerce verilen yakalama emri, yakalama ve tutuklama kararı bulunanları veya
kanunla istenilen bir mükellefiyeti yerine getirmedikleri için yakalanması
gerekenleri,
e)
Uyuşturucu ve uyarıcı
maddeleri alan, satan, bulunduran veya kullananları,
f)
Halkın rahatını
bozacak veya rezalet çıkaracak derecede sarhoş olanları veya sarhoşluk hâlinde
başkalarına saldıranları,
g)
Halkın huzur ve
sükûnunu bozanlardan, yapılan uyarılara rağmen bu hareketlerine devam
edenlerle, başkalarına saldırıya yeltenenleri ve kavga edenleri,
h)
Bir kurumda tedavi,
eğitim ve ıslahı için kanunlarla belirtilen esaslara uygun olarak, alınan
tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla toplum için tehlike teşkil eden akıl
hastası, uyuşturucu ve uyarıcı madde veya alkol tutkunu, serseri veya hastalık
bulaştırabilecek kişileri,
ı)
Haklarında mahkemece çocuk bakım ve yetiştirme yurtlarına veya benzeri resmî
veya özel kurumlara yerleştirilmesine veya yetkili merci önüne çıkarılmasına
karar verilen çocukları,
i)
Usulüne aykırı şekilde
ülkeye girmek isteyen veya giren veya hakkında sınır dışı etme veya geri verme
kararı alınan kişileri,
yakalayabilir.
Kimliğini
bir belgeyle veya kolluk kuvvetince tanınmış veya güvenilir kişilerin tanıklığı
ile ispat edemeyenlerle, gösterdikleri belgelerin doğruluğundan şüphe edilen
kişileri, aranan kişilerden olup olmadıkları anlaşılıncaya veya gerçek kimliği
ortaya çıkıncaya kadar yirmidört saati geçmemek üzere, yakalama ve muhafaza altına almaya
yetkilidir. Bu kişilere kimliklerini ispatlamaları hususunda gerekli kolaylık
gösterilir.
Aşağıda
belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir:
a)
Kişiye suçu işlerken
rastlanması,
b)
Suçüstü bir fiilden
dolayı izlenen kişinin kaçması ihtimalinin bulunması veya hemen kimliğini
belirleme imkânının bulunmaması.
Soruşturma
ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte, beden veya akıl hastalığı,
malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara
karşı işlenen suçüstü hâllerinde kişinin yakalanması şikâyete bağlı değildir.
Soruşturma
ve kovuşturması şikâyete bağlı olan suç hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun 90 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre
şikâyetten önce şüpheli yakalanmış olursa şikâyete yetkili olan kimseye ve
bunlar birden fazla ise hiç olmazsa birine yakalama bildirilir.
Yakalama işlemi
Madde 6 – Yakalama 5 inci maddede belirtilen yetkiler
çerçevesinde, hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının emriyle veya doğrudan
kolluk kuvveti veya suçüstü hâlinde herkes tarafından yapılabilir.
Yakalanan kişinin kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini
önlemek amacıyla kaba üst araması yapılarak, silâh ve bunun gibi unsurlardan
arındırılması sağlanır.
Yakalama sırasında suçun iz, emare, eser ve delillerinin yok edilmesini
veya bozulmasını önleyecek tedbirler alınır.
Yakalanan kişiye, suç
ayrımı gözetilmeksizin yakalama sebebi ve hakkındaki iddialar ile susma ve
müdafiden yararlanma, yakalanmaya itiraz etme hakları ile diğer kanunî hakları
ve itiraz hakkını nasıl kullanacağı, herhâlde yazılı, bunun hemen mümkün
olmaması hâlinde sözlü olarak derhâl bildirilir.
Kolluk kuvveti tarafından yapılan yakalama hâlinde işlem, yakalanan kişi
ve uygulanan tedbirler derhâl Cumhuriyet savcısına bildirilir.
Yakalamadan ve gözaltı
süresinin uzatılmasına ilişkin emirden, yakalananın bir yakınına veya
belirlediği bir kişiye Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeksizin haber
verilir.
Yakalama işlemi bir tutanağa bağlanır. Bu tutanağa yakalananın, hangi suç
nedeniyle, hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda yakalandığı, yakalamayı
kimlerin yaptığı, hangi kolluk mensubunca tespit edildiği, haklarının tam
olarak anlatıldığı açıkça yazılır, bu tutanağın bir sureti yakalanan kişiye
verilir. Bu kişiye ayrıca haklarının yazılı olarak bildirildiğini ve kendisi
tarafından da bu hususun anlaşıldığını belirten bu Yönetmeliğe ekli
"Yakalama ve Gözaltına Alma Tutanağı Şüpheli ve Sanık Hakları Formu"
(EK-A) tanzim edilerek imzalı bir örneği verilir.
Suç işlerken
rastlanması veya suçüstü bir fiilden dolayı izlenen
kişinin kaçması ihtimalinin bulunması veya hemen kimliğini belirleme imkânının
bulunmaması nedeniyle başkaları tarafından yakalanıp kolluk görevlilerine
teslim edilen veya bu hâllerde kolluk görevlilerince yakalanan ya da haklarında tutuklama kararı veya yakalama emri
düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet
savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma imkânı bulunmaması sebebiyle kolluk
görevlilerince yakalanan kişi ve
olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek, emri doğrultusunda
işlem yapılır. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen sözlü emir, en kısa
zamanda yazılı hâle dönüştürülerek mümkün olması hâlinde en seri iletişim
vasıtasıyla ilgili kolluğa bildirilir; aksi hâlde ilgili kolluk görevlilerince
alınmasına hazır edilir. Ancak, kolluk görevlisi emrin yazılı hâle
getirilmesini beklemeden sözlü emrin gereğini yerine getirir.
Yakalanan kişi, Cumhuriyet savcısının emri ile serbest bırakılmazsa,
soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınır.
Muhafaza altına alınmak amacıyla
yakalanan kişiler hakkında da bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulandıktan
sonra, yakalama sebebi, yakalamaya itiraz etme hakkı ve bu hakkı nasıl
kullanacağı derhâl bildirilir. Bu kişilerden ıslah veya tedavi kurumuna
götürülmesi gerekenlerin ilgili kurumlarca teslim alınmaları sağlanır. Teslim
alınmaması hâlinde, durum bir tutanakla tespit edilir ve tutanağın bir sureti
mülkî amire gönderilir.
Yakalanan ve nakledilecek şahıslara
uygulanacak tedbirler
Madde 7 –
Yakalanan veya tutuklanarak bir yerden diğer bir yere nakledilen kişilere,
kaçacaklarına ya da kendisi veya başkalarının hayat
ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin
varlığı hâllerinde kelepçe takılabilir.
Yakınlarına haber verme
Madde 8 –
Yakalanan kişinin;
a)
Kendisi ile birlikte
bir kişi varsa bu kişi vasıtasıyla,
b)
Suçun işlendiği veya
yakalandığı yerde ikâmet ediyorsa ve haber vereceği yakınının telefon
numarasını biliyorsa ya da kolluk vasıtasıyla sair
suretle tespit edilebiliyorsa, telefon ile,
c)
Haber vereceği
yakınının telefon numarasını bilmiyorsa ilgili yer kolluğu vasıtasıyla,
d)
Konutu suç yeri dışında
ise telefonla veya kişinin adresinin bulunduğu yerle ilişki kurulmak suretiyle,
yakalandığı,
gözaltına alındığı veya gözaltı süresinin uzatıldığı Cumhuriyet savcısının
emriyle gecikmeksizin bir yakınına veya belirlediği bir kişiye haber verilir.
Yakalanan
veya gözaltına alınan kişi yabancı ise, yazılı olarak karşı çıkmaması hâlinde,
durumu vatandaşı olduğu ülkenin büyükelçiliği veya konsolosluğuna haber
verilir.
Muhafaza
altına alınmak amacıyla kişinin yakalandığı, istediği kanunî yakınlarına derhâl
bildirilir.
Sağlık kontrolü
Madde 9 – Yakalanan
kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hâllerinde
hekim kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu belirlenir.
Gözaltına
alınan kişinin herhangi bir nedenle yerinin değiştirilmesi, gözaltı süresinin
uzatılması, serbest bırakılması veya adlî mercilere sevk edilmesi işlemlerinden
önce de sağlık durumu hekim raporu ile tespit edilir.
Gözaltına
alınanlardan herhangi bir nedenle sağlık durumu bozulanlar ile sağlık durumundan
şüphe edilenler, derhâl hekim kontrolünden geçirilerek gerekiyorsa tedavileri
yaptırılır. Bu durumdaki kişilerden kronik bir rahatsızlığı olanların,
istekleri hâlinde varsa kendi hekimi nezaretinde resmî hekim tarafından muayene
ve tedavi edilmeleri sağlanır.
Gözaltına
alınan kişinin ifadesini alan veya soruşturmayı yürüten kolluk görevlisi ile bu
kişiyi tıbbî muayeneye götüren kolluk görevlisinin farklı olması zorunludur.
Ancak personel yetersizliği nedeniyle farklı kolluk görevlisinin bulunmaması hâlinde
bu durum belgelendirilir.
Tıbbî
muayene, kontrol ve tedavi, adlî tıp kurumu veya resmî sağlık kuruluşlarınca
yapılır.
Hekim
raporu üç nüsha hâlinde düzenlenir. Kolluk görevlileri tarafından, hekim
raporunu verecek birime, yakalananın nezarethaneye giriş raporu mu, yoksa çıkış
raporu için mi getirildiği yazılı olarak bildirilir.
Yakalama
veya nezarethaneye giriş raporunun bir nüshası raporu tanzim eden sağlık
kuruluşunda saklanır, ikinci nüshası gözaltına alınana, üçüncü nüsha ise
soruşturma dosyasına eklenmek üzere ilgili kolluk görevlisine verilir.
Gözaltı
süresinin uzatılması veya yer değişikliği ya da
nezarethaneden çıkış sırasında düzenlenen hekim raporlarından; bir nüshası
sağlık kuruluşunda saklanır, iki nüshası ise raporu düzenleyen sağlık kuruluşunca
kapalı ve mühürlü bir zarf içerisinde ilgili Cumhuriyet başsavcılığına en seri
şekilde gönderilir. Bunlardan bir nüshası Cumhuriyet savcısı tarafından
gözaltına alınanın kendisine veya vekiline verilir, bir nüshası ise soruşturma
dosyasına eklenir. Bu raporların düzenlenmesinde ve Cumhuriyet başsavcılığına
gönderilmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 157 nci
maddesinde belirtilen gizlilik kurallarına uyulur ve bu amaçla gerekli
tedbirler ilgili sağlık kuruluşunca alınır.
Hekim
muayene esnasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 94 üncü maddesinde belirtilen
işkence, 95 inci maddesinde belirtilen neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence ve
96 ncı maddesinde belirtilen eziyet suçlarının
işlendiği yolunda herhangi bir bulguya rastlaması hâlinde, keyfiyeti derhâl
Cumhuriyet savcısına bildirir. Bu durumda Ceza Muhakemesinde Beden Muayenesi,
Genetik İncelemeler ve Fizik Kimliğin Tespiti Hakkında Yönetmeliğin 7 ve 8 inci
maddesine göre işlem yapılır.
Hekim
ile muayene edilen şahsın yalnız kalmaları, muayenenin hekim hasta ilişkisi
çerçevesinde yapılması esastır. Ancak, hekim kişisel güvenlik endişesini ileri
sürerek muayenenin kolluk görevlisinin gözetiminde yapılmasını isteyebilir. Bu
istek belgelendirilerek yerine getirilir. Bu durumda gözaltına alınan kişinin
talebi hâlinde müdafiî de muayene sırasında gecikmeye neden olmamak kaydıyla
hazır bulunabilir.
Kadının
muayenesi, talebi hâlinde ve olanaklar elverdiğinde bir kadın hekim tarafından
yapılır. Muayene edilecek kadının talebine rağmen kadın hekimin bulunmaması
halinde, muayene sırasında hekim ile birlikte sağlık mesleği mensubu bir kadın
personelin bulundurulmasına özen gösterilir.
Güvenlik araması
Madde 10 –
Gözaltı birimine getirilen kişi hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a)
Nezarethaneye veya zorunlu
hâllerde bu amaca tahsis edilen yerlere konulmadan önce usulünce aranır.
Kadının üst veya vücudunun aranması, bir kadın görevli veya bu amaçla
görevlendirilecek diğer bir kadın tarafından yapılır.
b)
Kendisine zarar
verebilecek kemer, kravat, ip, kesici ve delici alet gibi nesnelerden
arındırılır.
c)
Üzerinden çıkan eşya
ve para muhafaza altına alınır. Paranın nev’i, seri
numarası ve miktarı, eşyanın vasıfları ve markasını belirten bir tutanak
düzenlenir ve bu tutanağın bir sureti üstü aranan kişiye verilir.
Nezarethane işlemleri
Madde 11 –
Üst araması yapılan kişinin nezarethaneye girişi, bu Yönetmeliğe ekli
"Nezarethaneye Alınanların Kaydına Ait Defter"e (EK-B) kaydedilerek
sağlanır.
Nezarethane
işlemlerinde;
a)
Aynı suçla ilgisi
olanlar, birbirine hasım olanlar, erkek ve kadınlar bir araya konulmazlar,
çocuklar yetişkinlerden ayrı tutulurlar.
b)
Nezarethanede zarurî
hâller dışında beşten fazla kişi bir arada bulundurulmaz.
c)
Tuvalet, temizlik gibi
zorunlu ihtiyaçların giderilmesi görevli memurun gözetiminde sağlanır.
d)
Yiyecek ve içecekler
önceden kontrol edilir.
e)
Gözaltına alınan kişi
saldırgan bir tutum sergilemeye başladığı veya kendisine zarar vermeye
kalkıştığı takdirde önce sözle kontrol altına alınmaya çalışılır. Bu mümkün
olmadığı takdirde, hareketini giderecek derecede kuvvet kullanılabilir. Ancak
zarurî olmadıkça gerek kendisinin gerek başkasının hayatı, vücut bütünlüğü veya
sağlığı tehlikeye girmedikçe kuvvet kullanılmaz.
f)
Saldırgan tutum ve
davranışları kontrol altına alınamayan kişiler tıbbî müdahalede bulunulması
için sağlık kuruluşlarına gönderilir.
g)
Gözaltına alınan
kişilerin yaşama haklarını koruyucu gerekli önlemler alınarak, bu amaçla ilgili
gözetlenebilir. Gözetleme işlemi teknik imkânlar ölçüsünde kayda alınabilir.
h)
Gözaltındaki kişinin
beslenme, nakil, sağlığının korunması ve gerektiğinde tedavisi, yakalandığının
yakınlarına haber verilmesi giderleri ilgili birimin bağlı olduğu Bakanlığın
bütçe ödeneklerinden karşılanır.
Nezarethaneye alınanların kaydına ait defter
Madde 12 – Gözaltı işlemleri nezarete alınanların kaydına ait deftere yazılmak
suretiyle tespit edilir. Denetime tâbi olan bu defterde:
a)
Kimlik bilgileri;
1)
Adı ve soyadı,
2)
Anne ve baba adı,
3)
Cinsiyeti,
4)
Doğum yeri ve tarihi,
5)
Nüfusa kayıtlı olduğu
yer,
6)
Cilt, aile sıra ve
kayıt numarası,
7)
Yabancılar için
pasaport numarası,
8)
İkâmet adresi, iş
adresi ve telefon numaraları,
9)
Türkiye Cumhuriyeti
kimlik numarası,
b)
Gözaltına alınmasına
esas bilgiler;
1)
İsnat edilen suç, gözaltına
alınma nedeni,
2)
Suç yeri ve tarihi,
3)
Kimin emri ile yakalandığı ve
nezarete alındığı,
4)
Haber verilen Cumhuriyet
savcısının adı ve soyadı,
5)
Cumhuriyet savcısına haber
verildiği tarih ve saat,
6)
Bilgi toplama işlem kısmı
kaydı,
c)
Giriş işlemleri;
1)
Yakalamanın yeri, tarihi ve
saati,
2)
Giriş tarihi ve saati,
3)
Girişte alınan hekim
raporunun verildiği makam, tarihi, sayısı ve özeti,
4)
Üst aramasında teslim alınan
malzemeler, teslim eden ve teslim alanın imzası,
5)
Giriş işlemini yapan
görevlinin adı, soyadı, rütbesi ve imzası,
d)
Şüpheli ile ilgili
işlemler;
1)
Haber verilen yakını veya
belirlediği kişi, adres ve telefon numarası,
2)
Haber verilen diplomatik
temsilciliğin adı ve telefon numarası,
3)
Haber veren personelin adı,
soyadı, sicili ve imzası,
4)
Haber verme tarihi ve saati,
5)
Şüphelinin, hakkında haber
verildiğine dair imzası,
6)
Tercüman temin edilip
edilmediği, tercümanın adı, soyadı ve imzası,
7)
Müdafi istediği hakkındaki
beyanı ve imzası,
8)
Müdafi talep etmiş ise
baronun adı veya kendi avukatının adı ve soyadı,
9)
Gelen müdafiîn adı ve soyadı,
sicil numarası, geliş saati ve imzası,
10)
Süre uzatımına karar veren makam, kararının tarihi, sayısı
ve uzatılan süre,
e)
Çıkış işlemleri;
1)
Çıkarıldığı tarih ve saat,
2)
Sevk edildiği makam,
3)
Sevk evrakının tarihi ve
sayısı,
4)
Teslim alan görevlinin adı,
soyadı ve imzası,
5)
Kişinin kendisine teslim
edilen malzemeler ve imzası,
6)
Görevliye teslim edilen
malzemeler ve imzası,
7)
Geçici ayrılışlar,
8)
İlân, işlemler ve sonuç,
9)
Çıkış işlemini yapan
görevlinin adı, soyadı, rütbesi ve imzası,
10)
Kontrol eden âmirin adı, soyadı, rütbesi ve imzası,
belirtilir.
Bu
defterde, yukarıda belirtilen zorunlu bilgilerin dışında gerekli görülen diğer
bilgilere de yer verilebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Gözaltı Süresi, Salıverme ve Adlî Mercilere Sevk
Gözaltı süresi
Madde 13 –
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ıncı
maddesine göre yakalanan kişi Cumhuriyet savcısı tarafından bırakılması
emredilmezse, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınır.
Gözaltı
süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için
zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört
saati geçemez. Yakalama yerine en yakın hâkim veya
mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten
fazla olamaz.
5271
sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesinin
birinci fıkrasında yer alan suçlara bakmakla görevli olan ağır ceza
mahkemelerinin görev alanına giriyorsa bu süre kırksekiz
saattir.
Gözaltı süresinin uzatılması
Madde 14 –
Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasında güçlük veya şüpheli
sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı gözaltı süresini her defasında
bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına
yazılı olarak emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri, gözaltına
alınana derhâl tebliğ edilir. Kimse, bu süreler geçtikten
sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden mahrum bırakılamaz.
5271
sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesinin
birinci fıkrasında yer alan suçlara bakmakla görevli olan ağır ceza
mahkemelerinin görev alanına giren suçlardan; Anayasanın 120 nci maddesi gereğince olağanüstü hâl ilân edilen bölgelerde
yakalanan kişiler hakkında, aynı Kanununun 91 inci maddesinin bir ve üçüncü
fıkralarında dört gün olarak belirlenen süre, Cumhuriyet savcısının talebi ve
hâkim kararı ile yedi güne kadar uzatılabilir. Hâkim karar vermeden önce
yakalanan ve gözaltına alınan kişiyi dinler.
Yakalama ve gözaltı işlemlerine karşı hâkime
başvurma
Madde 15 –
Yakalama, gözaltına alma işlemine veya gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin
Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafi veya kanunî
temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede
kan hısımı hemen serbest bırakılmasını sağlamak için sulh ceza hâkimine
başvurabilir. Yakalanan kişinin dilekçesi yetkili hâkime en seri şekilde
ulaştırılır.
Yakalanan kişinin yetkili mahkemeye götürülmesi
Madde 16 – Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine soruşturma
veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi, en geç yirmidört
saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde
en yakın sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır; serbest bırakılmadığı takdirde,
yetkili hâkim veya mahkemeye en kısa zamanda gönderilmek üzere tutuklanır.
Yetkili mercilere sevk veya serbest bırakma
Madde 17 – Yakalanan kişi, gözaltına alınmasını gerektirecek bir
nedenin tespit edilememesi veya yakalama sebebinin ortadan kalkması hâlinde
Cumhuriyet savcısının emri ile kolluk kuvvetince derhâl salıverilir.
Yakalanan
kişi, hakkında ıslah veya tedavi tedbiri alınması gereken kişilerden ise ilgili
kuruma teslim edilir.
Gözaltı
süreleri azamî süreler olup, gözaltına alınan kişilerin işlemlerinin en kısa
sürede bitirilmesi esastır.
Gözaltına
alınanlar, işlemleri bitirildikten sonra gözaltı süresinin dolması
beklenmeksizin kolluk kuvvetince ilgili Cumhuriyet başsavcılığına derhâl sevk
edilir.
Yakalama,
gözaltına alma işlemine veya gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet
savcısının emrine karşı, hâkime yapılan başvuru üzerine verilen serbest bırakma
kararı derhâl uygulanır.
Emanete
alınan şahsî eşya ve para eksiksiz olarak ilgilisine teslim edilerek ve girişte
tanzim edilen güvenlik araması tutanağına şerh düşülerek kendisine imzalatılır.
Sevk
veya serbest bırakma işlemi ve sebebi, bu Yönetmeliğe ekli "Sevk/Serbest
Bırakma Tutanağı"na (EK-C) bağlanır, bunun bir sureti gözaltından
çıkarılan kişiye verilir.
Yeniden yakalama yasağı
Madde 18 – Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı
üzerine, gözaltına alınıp da serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya neden
olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet
savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.
Çocuklarla ilgili özel hüküm
Madde 19 – Çocuklar bakımından yakalama ve ifade alma yetkileri
aşağıdaki şekilde sınırlandırılmıştır:
a)
Fiili işlediği zaman oniki yaşını doldurmamış olanlar ile onbeş
yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler;
1)
Suç nedeni ile yakalanamaz ve
hiçbir suretle suç tespitinde kullanılamaz.
2)
Kimlik ve suç tespiti amacı
ile yakalama yapılabilir. Kimlik tespitinden hemen sonra serbest bırakılır.
Tespit edilen kimlik ve suç, mahkeme başkanı veya hâkimi tarafından tedbir
kararı alınmasına esas olmak üzere derhâl Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir.
b)
Oniki yaşını doldurmuş, ancak onsekiz
yaşını doldurmamış olanlar suç sebebi ile yakalanabilirler. Bu çocuklar, yakınları
ile müdafiye haber verilerek derhâl Cumhuriyet
başsavcılığına sevk edilirler; bunlarla ilgili soruşturma Cumhuriyet başsavcısı
veya görevlendireceği Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır ve aşağıdaki
hükümlere göre yürütülür:
1)
Çocuğun gözaltına alındığı
ana-baba veya vasisine bildirilir.
2)
Kendi talebi olmasa bile
müdafiden yararlandırılır, ana-baba veya vasisi müdafi seçebilir.
3)
Müdafi hazır bulundurulmak
şartı ile şüpheli çocuğun ifadesi alınır.
4)
Kendisinin yararına aykırı
olduğu saptanmadığı veya kanunî bir engel bulunmadığı durumlarda ana-babası
veya vasisi ifade alınırken hazır bulunabilir.
5)
Yetişkinlerden ayrı yerlerde
tutulur.
6)
2253 sayılı Çocuk
Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunda yazılı
suçlar büyüklerle beraber işlendiği takdirde soruşturma evresinde çocuklarla
ilgili evrak ayrılır, soruşturmaları ayrı ayrı
yürütülür.
7)
Çocukların kimlikleri ve
eylemleri mutlaka gizli tutulur.
8)
Suçun mağduru çocuksa,
bunlara karşı işlenen suçüstü hâllerinde, kovuşturulması suçtan zarar gören
kimsenin şikâyetine bağlı olan fiillerde şüphelinin yakalanması ve soruşturma
yapılması için şikâyet şartı aranmaz.
9)
Çocuklarla ilgili işlemler
mümkün olduğu ölçüde sivil kıyafetli görevliler tarafından yerine getirilir.
10)
Çocuklara kelepçe ve benzeri aletler takılamaz. Ancak,
zorunlu hâllerde çocuğun kaçmasını, kendisinin veya başkalarının hayat veya
beden bütünlükleri bakımından doğabilecek tehlikeleri önlemek için kolluk
tarafından gerekli önlemler alınır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Müdafi ile İlgili Hususlar
Müdafi tayini
Madde 20 – Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her
aşamasında bir veya birden fazla müdafiîn yardımından yararlanabilir; kanunî
temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.
Soruşturma
evresinde, ifade almada en çok üç müdafi hazır bulunabilir.
Soruşturma
ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında müdafiîn, şüpheli veya sanıkla
görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda
bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.
Şüpheli
veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, talebi hâlinde
baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.
Şüpheli
veya sanık onsekiz yaşını doldurmamış ya da sağır veya dilsiz veya kendisini savunamayacak
derecede malûl olur ve bir müdafiî de bulunmazsa talebi aranmaksızın bir müdafi
görevlendirilir.
Üst
sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan
soruşturma ve kovuşturmada şüpheli veya sanığın talebi aranmaksızın bir müdafi
görevlendirilir.
Müdafi ile görüşme
Madde 21 – Şüpheli veya sanık vekâletname aranmaksızın müdafi ile her
zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu
kişilerin müdafiî ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz.
Müdafiî
ile görüşmesinden önce ve görüşmesi sırasında, talebi hâlinde yakalanan kişiye
kalem ve kâğıt verilir.
Soruşturmayı
geciktirmemek kaydıyla ve yakalanan kişi isterse, vekâletname aranmaksızın en
çok üç müdafi ifadede hazır bulunabilir.
Her
kolluk biriminde görüşme için uygun şartları haiz görüşme odası ayrılır.
Müdafiîn soruşturma evrakını incelemesi
Madde 22 -
Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği
belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Kollukta bulunan soruşturma
dosyası için yetkili Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir.
Müdafiîn
dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını
tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza
hâkiminin kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilir.
Yakalanan
kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı
geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adlî işlemlere ilişkin
tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
Müdafi,
Cumhuriyet başsavcılığınca iddianamenin mahkemeye verildiği tarihten itibaren
dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün
tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.
Bu
maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
İfade Alma
İfade almanın esasları
Madde 23 – Şüphelinin ifadesinin alınmasında aşağıdaki hususlara
uyulur:
a)
Şüphelinin kimliği
saptanır. Şüpheli, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla
yükümlüdür.
b)
Kendisine yüklenen suç
anlatılır.
c)
Müdafi seçme hakkının
bulunduğu ve onun hukukî yardımından yararlanabileceği, müdafiîn ifade
sırasında hazır bulunabileceği kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda
olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine
baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.
d)
Müdafi sadece hukukî
yardımda bulunabilir, şüphelinin ifadesi alınırken şüpheliye sorulan soruya
doğrudan cevap veremez, onun yerini aldığı izlenimi veren herhangi bir
müdahalede bulunamaz. Hukukî yardım maddî olayı karartabilecek müdahalelerin
yapılması anlamına gelmez. Müdafi şüpheliye bütün kanunî haklarını
hatırlatabilir ve müdafiîn her türlü müdahalesi tutanağa geçirilir.
e)
5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun 95 inci maddesi hükmü saklı kalmak üzere, yakalanan
kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl bildirilir.
f)
Yüklenen suç hakkında
açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir.
g)
Şüpheden kurtulması
için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır ve kendisi
aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları
ileri sürmek imkânı tanınır.
h)
İfade verenin kişisel
ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.
i)
İfade işlemlerinin
kaydında, teknik imkânlardan yararlanılabilir.
j)
İfade bir tutanağa
bağlanır. Bu tutanakta şunlar yer alır:
1)
İfade alma işleminin
yapıldığı yer ve tarih,
2)
İfade alma sırasında
hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları ile ifade veren kişinin açık kimliği,
3)
İfade alma sırasında,
yukarıdaki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine
getirilmemiş ise nedenleri,
4)
Tutanak içeriğinin
ifade veren ile hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzaları,
5)
İmzadan çekinme
hâlinde bunun nedenleri.
İfade
esasları bu Yönetmeliğe ekli İfade Tutanağı (EK-D) formatına uygun olarak
yerine getirilir.
İfade almada yasak yöntemler
Madde 24 – İfade veren şüphelinin beyanı, özgür iradesine
dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilâç verme,
yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi
bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz.
Kanuna
aykırı bir yarar vaat edilemez.
Yasak
usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak
değerlendirilemez.
Şüphelinin
aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya
çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir.
Hiç
kimse, kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda
bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
ALTINCI BÖLÜM
Nezarethane ve İfade Alma Odası
Nezarethane ve ifade alma odası
Madde 25 – Nezarethaneler en az 7 metrekare genişliğinde, 2,5 metre
yüksekliğinde ve duvarlar arasında en az 2 metre mesafe olacak şekilde
düzenlenir. Yeterli doğal ışıklandırma ve havalandırma imkânları sağlanır.
Ancak, şüpheli sayısının çokluğu sebebiyle nezarethane imkânlarının yetersiz
olması durumunda, nezarethaneler için öngörülen fizikî şartlara sahip başka
yerler de kullanılabilir.
Nezarethanelerde
gözaltına alınan kişilerin yatmaları ve oturmaları için yeteri kadar sabit ve
dayanıklı oturma yerleri bulundurulur.
Mevsim
ve gözaltı yerlerinin maddî şartları da dikkate alınarak, geceyi gözaltında
geçirecek şahıslar için yeterli miktarda battaniye ve yatak temin edilir.
Tuvalet,
banyo ve temizlik ihtiyaçlarının giderilmesi için gerekli tedbirler alınır.
Nezarethane
girişine, onaylanmış nezarethane talimatı asılır.
İç
ve dış emniyeti sağlanmış, özel surette hazırlanmış, teknik donanımlı, bağımsız
yerlerin ifade alma odası olarak kullanılmasına özen gösterilir.
Mevcut
nezarethane ve ifade alma odalarının standartlara uygun hâle getirilmesi bütçe
imkânları çerçevesinde sağlanır.
Nezarethane ve ifade alma odalarının denetimi
Madde 26 – Nezarethane ve ifade alma odalarının standartlara
uygunluğunu sağlamak amacı ile kolluk kuvvetlerinin yetkili birimleri
tarafından denetleme yapılır.
Cumhuriyet
başsavcıları veya görevlendirecekleri Cumhuriyet savcıları, adlî görevlerinin
gereği olarak, gözaltına alınan kişilerin bulundurulacakları nezarethaneleri,
varsa ifade alma odalarını, bu kişilerin durumlarını, gözaltına alınma neden ve
sürelerini, gözaltına alınma ile ilgili tüm kayıt ve işlemleri denetler;
sonucunu Nezarethaneye Alınanların Kaydına Ait Deftere kaydederler.
Yetkili
ve görevli mercilerin mevzuatta öngörülen denetim yetkileri saklıdır.
YEDİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Soruşturmanın gizliliğinin uygulanması
Madde 27 – Suçluluğu bir yargı hükmüne bağlanana kadar kişinin
masumiyeti esastır ve soruşturma evresi gizlidir. Bu nedenle, soruşturma
evresinde gözaltındaki bir kişinin "suçlu" olarak kamuoyuna
duyurulmasına, basın önüne çıkartılmasına, kişilerin basınla sorulu cevaplı
görüştürülmelerine, görüntülerinin alınmasına, teşhir edilmelerine sebebiyet
verilmez ve soruşturma evrakı hiçbir şekilde yayımlanamaz.
Yer gösterme işlemi
Madde 28 – Cumhuriyet savcısı, kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmuş
olan şüpheliye yer gösterme işlemi yaptırabilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun 250 nci maddesinin birinci fıkrası
kapsamına giren suçlar söz konusu olduğunda, adlî kolluk âmiri de yer gösterme
işlemi yaptırmaya yetkilidir. Bu suçlar dışında yer gösterme işlemi kolluk
âmirleri tarafından yaptırılamaz.
Yer gösterme işlemi soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun olarak yerine
getirilir.
Soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla, müdafi de yer gösterme işlemi
sırasında hazır bulunabilir.
Yer gösterme işlemi tutanağa bağlanır.
Bu tutanakta aşağıdaki hususlar yer alır:
a) Müdafi veya vekil sıfatıyla hazır
bulunduğu işlemlerle ilgili tutanakta avukatın isim ve imzasına da yer verilir.
b) Tutanak, işlemin yapıldığı yeri, zamanı ve
işleme katılan veya ilgisi bulunan kimselerin isimlerini içerir.
c) İşlemde hazır bulunan ilgililerce onanmak
üzere tutanağın kendilerini ilgilendiren kısımları okunur veya okumaları için
kendilerine verilir. Bu husus tutanağa yazılarak ilgililere imza ettirilir.
d) İmzadan kaçınma hâlinde nedenleri tutanağa
geçirilir.
Sorumluluk
Madde 29 – Yakalama, muhafaza altına alma, gözaltına alma ve ifade
almada görevli bulunan kolluk kuvvetleri katıldıkları işlemlerle ilgili olarak
bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından sorumludur.
Personelin niteliği
Madde 30 – Bu Yönetmelikle kolluk kuvvetine verilen görevleri yerine
getiren personelin eğitim görmüş olması gerekir.
Personelin eğitimi
Madde 31 – Eğitime, tecrübeli, suçluluk psikolojisinden anlayan,
sabırlı, soğukkanlı, kavrama kabiliyeti yüksek, tercihan
psiko-teknik testten geçirilmiş personel katılabilir.
Eğitim
süresi ve müfredatı Adalet Bakanlığının görüşü alınarak ilgisine göre Jandarma
Genel Komutanı veya Emniyet Genel Müdürü veya Gümrük Müsteşarı ya da Sahil Güvenlik Komutanının onayı ile belirlenir.
Adalet
Bakanlığı temsilcileri de ilgili personelin eğitimine katılabilir.
Eğitimi
başarı ile bitiren personele, ilgisine göre şekli ve ebadı Jandarma Genel
Komutanlığı veya Emniyet Genel Müdürlüğü veya Gümrük Müsteşarlığı ya da Sahil Güvenlik Komutanlığının eğitim birimlerince
belirlenen sertifika verilir.
Eğitimde
başarı gösteremeyen personel hakkında Hizmet İçi Eğitim Yönergelerinin ilgili
hükümleri uygulanır.
Tekerrür
ve tazeleme gibi özel eğitimlere iştirak ettirilen personele ayrıca sertifika
verilmez.
Yürürlükten kaldırılan mevzuat
Madde 32 – 1/10/1998 tarihli ve 23480 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği yürürlükten
kaldırılmıştır.
Yürürlük
Madde 33 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 34 – Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.
T.C.
Soyadı :
................................
Doğum Tarihi :
....../....../............
Adı :
................................
Doğum Yeri :
..........................................
Ana
Adı :
................................
Cinsiyeti :
..........................................
Baba
Adı :
................................
Nüf.Kay.Old.Yer
(İl/İlçe/Köy) :
............./.............../............
T.C.
Kimlik
Numarası :